Türk toplumunda ekmek, asırlar boyu kutsal sayılmış ve çok önemli bir yer tutmuştur. Sofraların vazgeçilmezi olan ekmek, hem inancın hem de geleneklerin bir gereği olarak daima ana yiyecek maddesi olarak görülmüştür. Peki bizim için önemli olan bu besinin geçmişine yolculuk yaptınız mı hiç!


Eski Türk uygarlıkları ekmeği nasıl adlandırmışlar?


Türk toplumunda genel olarak ekmeğe “etmek” denilmekteydi. Uygurlar ve Harzemşahlar ise “ötmek” demişlerdir. Tabi bu adlandırmalar ekmeğin yapılış şekline göre de farklılık göstermiştir. Örneğin külde pişirilen ekmeklere “ömeç” ya da “kümeç”, közde pişirilen ekmeklere “közmen” ya da “közleme”, yağla yoğurulup fırında ya da tandırda pişirilen hamura ise “kakurgan” demişlerdir.


Yapıldığı una göre ise; arpa ekmeği, darı ekmeği ve mısır ekmeği yapılırdı. Renk, şekil ve lezzet açısından farklı tatlar yakalanmıştır. Ve bu geçmişten günümüze tarımda ne kadar ilerlemiş olduğumuzun da göstergesi. Arpa veya darı unundan yapılan ekmeğe “kara ekmek”, iyi elenmiş buğday unundan yapılan ekmeğe “has ekmek” veya “ak ekmek” denirdi. Bazı Türk boyları ise ekmek yaparken süt eklemiş ve ekmeğin beyazlaşmasını sağlamışlar. Çok ince ve hemen kırılabilecek şekilde yapılan ekmeğe “yuwka” bu şekilde bilinen yufkaya da “yupka” demişler.


Ekmek geçmişten günümüze her zaman hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Evliya Çelebi Seyehatnamesinde Bursa’da 170 tane değirmen olduğunu yazmıştır. Bursa'daki bu değirmenler su değirmeniydi ve İstanbulun’un ihtiyacını karşılıyoruz. Saraya alınan un da buradaki değirmenlerden temin ediliyordu. Burada elde edilen unlar has ve fodula olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Ve İstanbul’a has un gönderilmekteydi. Bu da iyi una ve güzel ekmeğe verilen önemi geçmişten günümüze ortaya koyuyor.


Ekmek yapmak ve bu işe yoğunlaşmak sakinleşmemizi sağlıyor. Una hamura dokunmak güzel ürünler elde etmek her zaman daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Geçmişten günümüze gelen ve tarihimizi yansıtan bu kültürü yaşatmak için; iyi tanıtmak ve unutturmamak gerekiyor. Bunun için de hem çok araştırıp hem çok denemek lazım.


Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın...


Rukiye Palalı

Yorumlar (1)
Yorum Bırak