İlk yazımı gönderdiğimden beri ne yazacağımı düşünüyordum, ki genellikle her ay yazısını gönderdiğim dergilere de aynı şey oluyor. Sonra böyle bir anda bir konu beliri veriyor kafamda. Yine böyle oldu. Yeni yeni yazmaya başladığım mekan kritiklerine işletmelerden gelen tepkiler üzerine ne yazacağımı buldum. Muhtemelen bu konunun bilimsel bir makale haline getirip yayınlayacağım tabi anket falan yapmam gerekecek. Şimdilik biraz zor gibi.

 

Bugün ki yazımın konusuna gelecek olursak; gurme ne demek, gurmeler kimdir, gurmelik nasıl yapılır, instagram gurmeleri nedir ve instagram gurmeleri gurmelik mi yapıyor?

 

Öncelikle ilk konu başlığımıza değineyim.

 

Gurme Nedir

Gurme, damak tadı gelişmiş yemek tatlarını birbirinden ayırabilen kişilere verilen genel bir addır. Gurmeler sadece önüne gelen

tabakla ilgilenmezler, mutfakta olan çalışmaları da bilirler ve mutfağa da hakimdirler. Önlerine gelen yiyecek nasıl servis edilir, doğru sunum gerçekleştirilmiş mi, ürünün içinde hangi malzemeler var, hangi malzemeler içerisine girmiş veya girmeli bunların hepsini bilirler.

 

Gurmelik Nasıl Ortaya Çıkmıştır

1500’lü yıllarda Kral 16. Louis dönemine kadar çok ağır yemekler tüketilmekteydi. İnsanların zehirlenmesinden çok korkan kral, bu duruma müdahale etti. Bir kralın mutfağa girmesi gerek orda çalışanlar gerekse halk için alışılmış bir durum değildi. Tabi krala kendini göstermenin en güzel yollarından biri güzel yemekler yapmaktan geçiyordu. Çalışanlar arasındaki tatlı rekabet mutfak kültüründe sadeliğin ve özenin hakim olmasına sebep olmuştur. Yemeklerde daha az baharat ve hafif soslar kullanılmış, etler marine edilmeye başlanmıştı. Ağır baharatlar kullanılmamaya başlandı. Kremalı soslar yerini süt ve un ile yapılan soslara bıraktı. Böylelikle en iyi tatları bulma çabası damak tadının gelişmesini sağladı.

 

Gurmeler ve Sosyal Medya ile Gelen Değişimler

Eskiden gurmeler kimliklerini gizleyerek tadıma giderlerdi. İşletmeciler ve mekan sahipleri tanıyıp bir ayrıcalık yapmasınlar diye yediklerinin parasını öderler ve objektif bir şekilde yediklerinin ve mekanın kritiğini yazarlardı dergilere, gazetelere veya bloglarına. İşletmeler de bir Uğur Dündar’dan bir gurmelerden korkarlardı. Buna göre işletmelerine çekin düzen verirler ve buna göre de ürünlerine dikkat ederlerdi. Olabildiğince tek tip tabaklar, sunumlar ve lezzetler ortaya çıkarılmaya çalışırdı.

 

Son Yıllarda Gurmeliğin Değişimi ve Zararları

Misafirlerle daha fazla ilgilenip daha nezaketle yaklaşırlardı. Sonra hayatımıza sosyal medya girdi ve gurmelerle ve gurmelikle alakalı bildiğimiz her şey unutuldu. Önce gelmeden yazı yazıyorsunuz diyen işletmeler için kimlikler açıklandı ve herkes yazıları yazan kişileri tanıdı. Bu durum misafire ve gurmeye karşı olan tavrı değiştirdi (sunum, davranış, özen ve lezzet anlamında).


Sonra sosyal medya olaya biraz daha dahil oldu ve gurmelik bildiğimiz manasıyla ortadan kalktı. Yemekleri parasını vererek yiyip kritik etme yerini gitmeden mesaj atıp, şu kadar takipçim var tatile geleceğim sizin orada şu kadar yerim reklamınızı yaparım olayına veya şu kadar takipçim var, şu kadar meblağya tanıtımınızı yaparıma döndü.


Ortada çok büyük bir fiyasko var. “Gurmelik” adı altında reklamcılık, bedavacılık ve PR çalışmaları yapılıyor. İşletmelerin reklam ve tanıtım departmanı kurmalarına ihtiyaç kalmıyor “gurmeler” o işi yapıyorlar ama yapmaları gereken asıl işi yapmıyorlar.


Bir sürü sayfa ve blog var ve çoğu bir an önce takipçimi arttırayım reklam alayım bedavaya yiyeyim peşinde. Reklam alabilmek için o güne kadar yazdıkları tüm yazılar yemekler kötü olsa bile çok şirin üslupla yazılıp güzellemeler yapılıyor.

 

Bu durum aynı zamanda iki farklı şeyi doğuruyor. Kendileri böyle bir şeyi kendilerine yakıştırıyorsa bize ne deyip geçelim diyemeyiz. İnsanların gurmelere güveni azalıyor, mekan sahipleri gerçek gurmeleri (yemeklerin ve işletmenin gerçek kritiğine yapanlara) istemiyor ve yazdıkları üzerinden çirkefleşip tehdit ediyorlar. Diğer “gurme” arkadaşların yazdıkların dolayı “iftiracı” olarak addediliyorlar. İşletmeler sizden de “gurme” arkadaşların yaptığı şeyi yapmanızı talep ediyorlar para verelim, para ödeme sen bizi öv veya reklamımızı yap.


Bazen yazdığınız yazı işletme adına kötüyse sizi o yazıyı düzeltmeniz için  ikna etmeye çalışıyorlar  yine yukarıda saydığım yöntemlerle herkesi aynı sınıfa sokuyor işletmeciler bunlar bedavacı ver parasını veya bedava yesin sussun. Bu uzun vadede herkese zarar getirecek bir husus öncelikle insanların gurmelere güveni kalmayacak. Hatta gurme diye bir şey kalmayacak. İşletmeler adına yazılanla yenilen arasında dağlar kadar fark olacağı için reklamın en iyi yolu olan fısıltı gazetesi sayesinde misafir sayısı düşecek.


Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın...

 

Burak Göre

Yorumlar (0)
Henüz bir yorum yok. Düşüncelerini paylaşmak için yorum bırak.
Yorum Bırak