Bu ay yazacağım yazım hakkında uzun bir süredir düşünüyordum. Diğer alternatif projelerimi bitirdikten sonra bugün yeni yazıma odaklanmak istedim. Aklıma bu konu geldi ve hemen yazmaya başladım. Araştırdığım kadarıyla bu konu hakkında daha önce birçok makale yazılmış. Benim yazdığım bu yazı, anket vb. yöntemler kullanılmadığı için bilimsel olarak çokta değeri olan bir yazı olmayacak (şimdilik).


Ben gördüğüm, dinlediğim hikayelerden tecrübe ettiğim kadarıyla bu yazımda öğrencilerin neden mutfaktan soğuduğunu anlatmaya çalışacağım. Gastronomi öğrencileri genellikle turizm liseli olmuyorlar. Yani doğal olarak daha önce staj için bile olsa mutfağa girmişlikleri yok. Üniversite sınavına girerken herkesin bambaşka hayalleri oluyor ama genel olarak çok iyi matematik yapamadıkları için sözel bölüm yazmak zorunda kalıyorlar.


Sözel bölümler içerisinde önü diğer sözel bölümlere göre daha açık olan bu bölümü tercih ediyorlar. Genellikle bu bölümü bilmeden yazıyorlar. Okullardaki öğretmenlerinin yönlendirmesiyle veya televizyonda izledikleri programlardan veya instagram, YouTube gibi sosyal medya ortamlarda gördükleri videolardan etkilenerek tercih ediyorlar.


Bölüm hakkında ve mutfak hakkında hiçbir bilgileri olmadan geliyorlar. Tek tercih sebepleri yukarıda da belirttiğim gibi bu bölümü iş bulma imkanının diğer sözel bölümlere göre daha yüksek olması ve kulaktan kulağa bir hayalet gibi dolaşan 100 büyük Türk yalanları listesine girecek “okul bitince kesin şefsin şefler 10 bin tl. kazanıyor.” gibi halk efsaneleri.


Liseden çıkıp yeni “liselerine” geldikten sonra hayatlarında değişen pek bir şey olmuyor. Çünkü üniversite adı altında meslek liselerinden daha vasıffız üniversitelere doluşturuluyorlar. Okullarındaki öğretmenler kendilerini geliştirmek için hiçbir çaba sarf etmiyor devlete girdim tamam benim hayatım artık gözüyle bakıp okula gelip gidiyorlar. Hazır slaytları indirip derste oradan okuyup geçiyorlar. Bence turizm meslek öğretmenleri gastronomi bölümü öğretmenlerinden daha vasıflılar bu alanda. Öğrencinin öğrenmeye niyeti olsa bile en başta öğretmenin bir şey öğretmeye niyeti yok üniversitelerde.


Yukarıda bahsettiğim “devlete girdim tamamım” mantığıyla hayatlarına devam ediyorlar. Kendilerini güncellemek gibi bir dertleri yok, hatta daha da fenası öğrenciye aynı dersi bir dönemde 3 kere 3 farklı hocayla bile vermekte hiçbir sorun görmüyorlar. Aynı dersi farklı isimlerle örnekleri, slaytları bile değiştirmeden 4 yıl boyunca anlatmak hiçbiri için bir sorun değil. Öğrenciler ses çıkarsa da azınlık oldukları ve diğer şikayetçi öğrencilerin susmalarından dolayı değişen bir şey olmuyor.


Bir diğer sorunsa müfredat okul dersleri bölüme göre değil, okuldaki öğretmen kadrosuna göre ayarlanıyor. Öğrenciye hangi bilgi, hangi ders lazım mantığıyla değil; öğretmen hangi dersi anlatabilir mantığı ile hareket ediyorlar. Bu sistem neden değişmiyor o zaman böyle kötüyse dediğinizi duyar gibiyim! Ama sorunun cevabı basit. Liyakat yerine torpil ve kadrolaşmanın daha önemli sayılmasından dolayı. 


Öğretmenlerle alakalı problemlerin dışındaki diğer problemlere değinerek devam etmek istiyorum yazıma.


Bir diğer problem ise üniversitelerin kalitesini yukarıya çekmek için kurulan YÖK. Okullara bölümü açtırmak için kota koyuyor ve her yıl bu kotayı daha yukarıya çekiyor okulda o kadar malzeme teknik araç gereç var mı yok mu önemli değil gelen öğrenci kalitesi artsın bilim üretmek isteyenler gelsin gibi bir dertleri yok onların tek derdi herkesin üniversite okuması ve gençleri 4 yıl boyunca eğitim alıyorsunuz bilim insanı veya iş sahibi olacaksınız halisünasyonuyla uyutmak 4 yıllarına mal olmak.


Peki okulların öğretmenler dışında problemi yok mu! Tabi ki var. Bu konuya öğretmenler başlığından sonra değilde YÖK’ten sonra değinme sebebim bu probleminde YÖK’ün öğrenci doldurma politikasıyla alakalı olmasından dolayı.


Okulların teknik ekipmanları ve mutfakları genellikle çok yetersiz. Devlet üniversitelerinde çok şanslıysanız bir tezgahta 4-5 kişi yemek yapıyorsunuz. Şanslı değilseniz tezgah başına 8 kişinin düştüğü okullarda var. Daha da fenası bazı okullar öğrencilerine okullarında yeterli mutfak bilgisini vermeden mezun etmek zorunda kalması zira okullarında mutfak olmadığı için otellere staja göndermekten başka şansları kalmıyor.


Bu şekilde 4 yıl bir halüsinasyonun içerisinde geçtikten sonra “okul biter bitmez 10 bin tl. maaşla şef olarak mesleğe başlamayı düşünen öğrenciler” yaz stajlarına gidip ilk kez profesyonel mutfağa giriyor ve lise stajyerlerinin bile onlardan daha fazla şey bildiğini görüyor. Orada “üniversite mezunu olmayan lise mezunu olduğu bile şüpheli olan” ustalarından fırça yemek zorlarına gidiyor. Şef olarak başlamayı hayal ettiği mesleğe, mutfak komisi olarak başlıyorlar. Paspasa kadar her işi yapıyorlar.


Mutfaklarda çalışan insanların birçoğu mesleğini severek yapmadığı ve mesleğini sadece para kazanma aracı olarak gördüğünden dolayı; bu mesleği stajyere sevdirme çabası içinde olmuyorlar. Doğal olarak mesleğinden kendi nefret ettiği için (birçoğu param olsa burada bir dakika durmam diyor) stajyere de nefret ettirene kadar uğraşıyorlar. İş öğretmek amacıyla değil; iş yıkmak amacıyla bütün işleri, özellikle ayak işlerini yaptırıyorlar.


Ve 4 yıl boyunca şef olma hayali kuran öğrencinin halüsinasyon süreci sonunda bitiyor ve gerçek evrene dönüyorlar. 4 yıl sonunda okuduğu bölümden nefret ediyor ve doğru düzgün bir eğitim almadığını liseden hallice bir yerden diploma aldığını ve o diplomanın hiçbir işe yaramadığını fark ediyor. Akabinde asker, polis veya farklı bir devlet memurluğu iş koluna yöneliyorlar.


Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın...


Burak Göre

Yorumlar (2)
Fatma
Posted 25.7.2020 18:45:42 Cevapla

Yazdınız kapak oldu Hatta cuk oturdu. Bu bölüme isteyerek geldim ve bu sene mezun oldum. Bizim okulda en az 6 senelik slayt gördüm ben burak bey. Çalışmak meslekte kalmak istiyorum, ama hayat ve bu meslek kadına kötü davranıyor.

Fatma
Posted 25.7.2020 18:49:44 Cevapla

Öğretmenler için söylediğiniz her şey doğru. Ben mesleğime yönelik değil hocalar nasıl ders verebilir buna göre ders aldım. Sorsanız hatırladığın bi ders var mi valla bi tek sevgili burcu hocamın dünya mutfağını hatırlarım kendisi bizim kiymetlimiz

Yorum Bırak