Bilimsel dayanağı olmayan bir yazı daha yazayım istedim bugün :)

Selçuklu ve Osmanlı toplumda, Çin ve Hint tıppında reçel ilaçtır. Tabi tibbi reçelden bahsediyoruz! Reçelin tibbi olabilmesinin bazı temel şartları var.

Genel olarak tam olgunlaşmamış meyveden yapılıyor (yarı olgunlaşmış) O yüzden marketten alacağınız meyveler tıbbi reçel için çok uygun değil.

Bir gece önceden meyvenin üstüne şeker koyup bekletmek gibi meyveyi öldüren uygulamalar yoktur tıbbi reçelde. Kaya şekeri ve bal kullanıyor ve mutlaka güneşe arz ediliyor. Kaynatma yok, ya da çok az. Yapımı çok uzun sürüyor. Meyve oranı çok fazla. Ağdalı kısım az.

Bir tatlı kaşığı alındığında ağızda yayılan serinletici etkisi oluyor ve susuzluğu giderici mekanizmaları harekete geçiriyor. Rahatlatıcı, stresi azaltıcı ve bilişsel fonksiyonu güçlendirici etkisi var. Antioksidan içeriği fazla. Enfeksiyonların önlenmesine ve daha güçlü bağışıklık savunmasına yardımcı oluyor. Zihinsel gevşemeyi sağlayan ve stres sinyalleri ile savaşan alfa dalgalarını artırıyor. Hafıza ve konsantrasyon sağlayan kimyasalların salımını sağlıyor.

II. Murat'ın doktoru Şirvani, 1430'de yazdığı ağaç kavunu reçeli tarifi ve özellikle murabbalar, birer tıbbi reçel. Şirvani'nin tarifini verdiği turunçgil reçellerinin yapımı iki ay sürüyor. Dr. Celal Paşa'nın 1891 tarihli 20 sayfalı "şurup imalatı" adlı kitap çok önemli bu alanda. Reçel o zamanlar lüks ötesi. Şimdinin havyarı!

Şirvani'nin kaleme aldığı tarifin orjinali aşağıdaki gibidir;

Ağaç kavunu keseler. Kabuğunu temizleyip dilim dilim edeler. Sonra 7 gün tuzlu suda ıslatalar. 2 günde bir tuzlu suyunu değiştireler. Bir gün, bir gece dahi kireç suyunda yatıralar. Tam 7 gün tatlı suda ıslatalar. Her gün suyunu değiştireler. Ta tuzu gide ve sonra şeker şurubunda batırarak ıslatalar. 10 gün miktarı dura. Şerbeti içtikçe dahi şerbet koyalar.

Dilimler tatlı olur, şerbetten çıkaralar, şerbeti safi edeler, şeker içinde kaynatalar, kıvam verip 30-40 gün şeker cüllâbı (gülsuyu) içine dura, kuruya nebata (saf şekere) döne, kovanlara (ağaçtan oyulmuş kapaklı kavanozlar kona (II. Murat döneminde porselen gümüş ya da cam kavanozlar henüz yok) istenildiği zaman yene. Turunç ve limon kabuğu dahi böyle edeler.

Afiyet sağlık olsun...

Yorumlar (0)
Henüz bir yorum yok. Düşüncelerini paylaşmak için yorum bırak.
Yorum Bırak