Susuz üzüm sirkesi için tek ihtiyacınız şey sadece üzümün kendisi. Ne bala, ne de sirkeye ya da başka hiç bir şeye ihtiyacınız yok. Çünkü üzüm glikoz bakımından en zengin meyve. Gıda değeri çok yüksek olan üzüm Aynı zamanda Kuran-ı Kerim’de de zikrediliyor.


Susuz üzüm sirkesi için öncelikle ilaçsız üzüm toplamanız lazım. En başarılı tedaviler için sirke yeni toplanan meyvelerden olur. Olgun, larvasız olsun meyveniz. Saat 10-16 arası toplayın. Yıkamayın, sapını ve çekirdeğini de fermentasyona sokun. Ayıklamayın yani! Elinizle güzelce sıkın. Sonrası bildiğiniz gibi ama karıştırmayı çok iyi yapacaksınız. En az iki ay boyunca ve günde en az iki defa karıştırmalısınız. Sonra lor yapar gibi bir bez yardımıyla süzüp ikinci fermentasyonu başlatacaksınız. İkinci fermentasyonda ana oluşur. Eğer cam kap kullanacaksanız ana oluşup dibe çökene kadar ağzı tülbentle kapalı tutun. Sirke için en uygun olanı meşe fıçısı, toprak kap veya porselendir. Cam son tercihtir.


Geçenlerde bir beyfendi "Bu sirke neden bu kadar pahalı?” diye sordu. Cevabı çok net. Çünkü ben suyun içine meyve doğrama gibi bir teknik tercih etmiyorum ve kadim bilgilerle oluşturduğum kendi tarzımda yapıyorum. Pek çok formüle, sezgilerimle ve deneme yanılma yoluyla tecrübe ettim. Bir çoğunu da heba ettim.


Bu vesileyle siz sirke yapanlara sesleniyorum. Hep tarifin üstüne tarif geliştirin. Ben dahil kimseyi taklit etmeyin. Taklitle belli derecede yol alırsınız. Burada ne yazsam ne yapsam kaynak göstermeden aynısını yapıp, aynısını yazıp satan insanlar da var. Bilsem de hiç takılmıyorum bu tür konulara. Bunu yapsanız bile benim tarifimi geliştirip kendinizden bir şeyler katın. Ben gül yaptıysam siz menekşeyi araştırın. Fark oluşturun. Ancak böyle olursa iyi olursunuz, bu yolda kendinizi geliştirirsiniz.


Ben sirke yaparken sulu meyvelere su kullanmıyorum. Misal gerçekte üzüm şarabına su katılır mı, katılmaz. Öyle ise sirkesine niye katalım! Sürekli karıştırıldığı için merak etmeyin şaraplaşmıyor. Bizim gibi susuz üzüm sirkesi yapan tek bir marka bulamazsınız. Çünkü bu kapitalizmde mümkün değil. Ama biz burnunun dikine gidip, bizim gibi burnunun dikine gidenlerin yolunu açmaya çalıştığımızdan olması gerekeni söylüyoruz. Lezzet, koku ve sağlık üçgeninde yoğunlaşıyoruz. Sirkede koku ve lezzeti asla es geçmiyoruz. Normalinde bu işlerde gizlilik esastır. ama ben sizlerle paylaşıyorum. Satış yapanlar birebir taklitten sakınsınlar lütfen. Bu onları köreltir, geriye götürür. İyi bir üzüm sirkesinin yanından bile geçemez elma sirkesi.


Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın...

Yorumlar (2)
Yorum Bırak