Bu yazımda yine size eskilerden bir tarif vereceğim. Osmanlı hamura bile gül suyu ya da portakal çiçeği suyu katıyor. Bu iki su ve menekşe çok önemli kadim bilgide. Gül sirkesi ile mayalı şeyler yapılıyor. Hem portakal çiçeği suyu, hem gül suyu çok makbul. Bunlarsız durmayın. O kadar makbul ki saflığı sembolize ettiği için yemeklerden sonra el yıkamak için getirilen suya gül suyu ya da gül sirkesi ya da portakal çiçeği suyu damlatılıyor eskide.


Neyse tarife geçelim; doğru undan, doğru buğdaydan korkmayın; işlenmiş, rafine edilmiş, ilaçlanmış undan korkun!


Şimdi gelelim size vereceğim kurabiye tarifine;


3 bardak saglıklı unla, bir bardak tereyağını ve yarım çay bardağı pekmezi birlikte yoğurun. Gümüzde pekmezi ya da balı pişirmek zararlı dense de bu balın ısınınca toksik olacağı aur-veda tippi ile gündeme gelmiştir. Osmanlı'da bal pişiriliyor. Tercih sizin  pişirin demiyorum. Yarım su bardağına yakın gül suyunu azar azar hamura ilave edin. İyice yoğurduktan sonra hamuru yarım saat dinlendirin.


Bu arada bir tavada 2 çorba kaşığı tereyağını eritin. Üzerine 300 gram doğranmış Medine hurması ilave edin ve yumuşayınca kadar kavurun. Kavurma işlemi bitikten sonra bir çay kaşığı toz karanfil ve bir çay bardağı çekilmiş ceviz de ilave edin. Sonra hamurdan parçalar alıp bu içten koyup yuvarlayın. 170 derece fırında altın renginde pişirin. Üzerine yine bir miktar tarçın ekin.


Bakın güzel koku ile iylestirme insanlık tarihi kadar eskidir. Portakal çiçeği suyu da Osmanlı'dan mirastır. Manevi ve estetik iyileşme sağlar. Mental sağlık için önemlidir. Tabi formüllerin etkin olması için içinden yağlarının alınmaması önemlidir.


Hijyen önemlidir. Sirkede de öyle! Son kullanıcının asla fark edemeyeceği bir çok kalite parametresi vardır. En üst kalitede formüllerin tasarlanması gerekir. İyi yaşamak, kaliteli yaşamak kendini iyi hissetme başlar. Çiçek hidrolatları bunda önemli rol oynar.

Yorumlar (1)
Yorum Bırak