Instagram hesabımdaki 20 bin takipçimin neredeyse bini gül reçeli tarifi sormuş. Gül reçelinden önce “Gülengübin” den bahsetmek daha doğru olur. Reçel tarifini her yerde bulursunuz. Yapabilen Gülengübin yapsın. İlaç çünkü! Geçmişte ağır hastaların tedavisinde ve verem gibi hastalıklarda kullanılmıştır.

Geçen sene sınırlı sayıda, çok az miktarda yapmıştım. Onları da ancak belli kişilerle paylaşabildim. Bu sene de Gülengübin isteyen çok oldu. Ama bu sene maalesef dışarıya yapmayacağım. Fakat gül reçeli isteyenlerin isteklerine cevap vereceğim.


Gülengübin bir zamanlar mideye iyi gelmesi ve sindirimi kolaylaştırması için üst düzey zenginlerin sofrasında özel görevliler tarafından yemek sonrası ikram edilirmiş. Ayrıca da hastalara verilirmiş.


Hep söylüyorum gül ve gülden yapılan karışımlar tıp malzemesidir. Gül sirkesi de öyle. Ben de zaten bu yüzden yapıyorum. Selçuklu ve Osmanlı'da ruh hastalıkları hastanelerinde “Güllabici” denilen kadrolu görevliler var. Bu görevliler hastalara ilaç olarak gül yağı ve gül suyu karışımlı içecekler veriyorlar. Buradaki hastaların ilaçları gül ve diğer çiçekler.


Gülengübin yaparken öncelikle bir bardak balı, yine bir bardak yağlı gül suyu ile sulandırıyorsunuz. (Buradaki oran 1’e 1 ölçüsünde olacak) Akabinde içine on bardak gül yaprağı katıyorsunuz. (Buradaki oran da 1’e 10 ölçüsünde olacak)Tabii öncesinde gül yaprağının beyaz kısımlarını kesiyorsunuz. Bu karışımı sırlı ve kapaklı güveçe yerleştiriyorsunuz. Elli gün boyunca güneşte bekletiyorsunuz. Ama her gün karıştırmanız gerekiyor. Vakti olan yapsın. Her tür kötü hastalıkta kullanır. Hafıza için yaşlılarınıza mutlaka yedirin. Cilt hastalıklarına da iyi geliyor. Aynı şekilde gül şurubu da cilt hastalıklarında kullanılıyor. İnşallah bir sonraki yazımda gül reçeli tarifi vereceğim.


Hayatınızdan gülü eksik etmemeniz dileğiyle sağlıcakla kalın...

Yorumlar (2)
Yorum Bırak