Bu yazımda sizlere yine unutulmaya yüz tutmuş bir başka değerden; Bileki Ekmeği’nden bahsedeceğim.


Ekşi maya ekmek yapıp satan arkadaşlar bir de bileki ekmeği yapsa ne güzel olur. Satan olursa almak isterim. Türkler’in Orta Asya'da közde ekmek pişirme yöntemi olan bu bileki ekmeği yanında bana göre ekşi maya şifa açısından düşük kalır. Ekşi mayayı öne çıkara dursun, fakat siz bilekinin yok oluşuna tanıklık etmeyin bence! Sirke değil de şayet ekmek yapıyor olsaydım; mutlaka külde ve közde ekmek yapardım. İlla farklı olanın, unutulanın ve de daha zor olanın izini sürerdim.


Çok eski bir tekniktir bileki. Pişerken üzeri tafnal yaprağı, kestane yaprağı ya da kara lahana gibi şifalarla örülen bir ekmektir. Yaprağın ve bileki taşının şifası ekmeğe geçer. Uzun süre taze kalır. Yaparken altına ve üstüne yaprak döşenir. Tek malzemesi doğal kaynak suyu, tuz ve mısır unudur. Bir de birbirinden şifalı yapraklar. Bileki taşının içinde pişer bu ekmek. O yüzden adı bileki ekmeğidir. Bilekiyi taşın oyulmasi ile yapılmış bir tepsi diye düşünün.


Taş şifadır. Yapay taş olmayacak tabiki! Günümüzde maalesef taşlar da yapay. Yapay taşların faydasından çok zararı var. Lav akmanlarından oluşan taşın oyulmasıyla yapılan bileki ekmek pişirme kabı binlerce yıllık geçmişe sahiptir. Küle gömerek ya da tuğla üstünde ekmek pişirmek de en sağlıklı metodlardır.


İnsan kalabilme mücadelenizin sürmesi duası ile sağlıcakla kalın...

Yorumlar (0)
Henüz bir yorum yok. Düşüncelerini paylaşmak için yorum bırak.
Yorum Bırak