İbranice kökenlidir aşure kelimesi. Çin'den İngiltere'ye kadar dünyanın birçok ülkesinde ve tüm dünyada farklı isimlerle anılsa da haşlanmış buğday tanelerinden yapılan bir tatlıdır aslında. Ermeni ve Rum kültüründe de vardır. Ermeniler, 6 Ocak'ta ''anuş-abur'' yaparken; Rumlar, buğday, kuru üzüm ve bal ile yaptıkları ''koliva''yı kilise kapısında dağıtırlar.

Aslında aşurenin kökeni tarıma başlanan ilk döneme kadar iner. Aşure, buğday kültürü ile birlikte Mezopotamya'dan yayılmıştır. Hiçbir hayvansal ürün içermemesi itibariyle vegan bir yiyecektir ve çok şifalıdır.

Sizler için Fatih Sultan Mehmed dönemine ait bir tarif oluşturdum. Hasta, çocuk hamilere illa yedirin. Lohusaya verin. Osmanlı'da aşure geleneğinde öncülük hep saraya aittir. Muharrem ayının 10'uncu günü Topkapı Sarayı mutfaklarında pişirilecek aşûre için "Kiler-i Hâs"dan gereken malzemeyi veriyor. Saray aşûresini "helvacıbaşı" pişiriyor. Büyük kazanlarda hazırlanan aşûreden ilk olarak husûsî bir merâsimle pâdişâha ve harem halkına sunulması sonra devlet ileri gelenlerine, imâretlere ve halka dağıtılması bir. âdet. Yaparken mutlaka gül suyu kullanılıyor.

Benim aşure tarifim:
Malzemeler: 1 su bardağı aşurelik buğday, 1 çay bardağı nohut, 1 çay bardağı kuru bakla, 1 çay bardağı kuru fasulye, 1 kahve fincanı kepekli ya da siyah pirinç, 1 tutam tuz, 1 fincan kuşüzümü, 1 fincan kuru üzüm, 1 portakalın rendelenmiş kabuğu 2,5 bardak gül suyu. 1 bardak bal, 6 damla ıtır yağı. Süslemek için; nar, ceviz, fındık ve Antepfıstığı içi, kurutulmuş meyve, çiğ badem ve tarçın.

Yapılışı: Buğday, nohut, bakla ve kuru fasulyeyi yıkayıp ayrı kaplara aktarın. Üzerlerini geçecek kadar su ekleyin. 6 saat beklettikten sonra tekrar yıkayın. 6 saat daha bekletin. Nohut, bakla ve fasulyeleri ayrı tencerelerde haşlayın. Başka bir tencereye bol suda yıkanmış buğday ve pirinçleri, portakal kabuğunu, 5 bardak soğuk suyu ve 7 bardak gül suyu dökün. Pirinçler hafif yumuşayıncaya kadar pişirin. Önceden haşlamış olduğunuz bakliyatları da ekleyin. Birkaç dakika daha kaynatıp kuşüzümü ve çekirdeksiz kuru üzümü ekleyin. Bir tutam tuz da ekleyip muhallebi kıvamına gelene dek tencerenin ağzı açık kalacak şekilde ara sıra karıştırarak pişirin. Altını kapatın. 50 dereceye düşünce içine bir bardak gerçek bal, yarım çay bardağı saf gül suyu ve 6 damla ıtır yağı döküp karıştırın. Ilıyınca kaselere koyun ve süsleyin.

Süheyl Ünver'in Fatih Sultan Mehmed zamanındaki bir saraya ait bir mutfak defterinde rastladığı saray aşûresinin tarifi ise;

Evvelâ mikdâr-i kifâye kışrı izâle olunmuş buğdayı gereği gibi yıkayıb tathîr eyledikden sonra bir kebîr tencere içine çokca su ile koyub ateş üzerine vaz' oluna. Ba'dehû kaynayub buğday çatlamağa başladıkda kepçe ile karışdırmakdan hâlî olmayub tamam helmesini dökmeğe başladıkda üzerinden kepçe kepçe alub ve tekrar soğuk su koyarak kaynatıp ol vechile üzerine gelen sâfî helmesini aldıkdan sonra tencerede bir mikdar kalan buğdayı terk ederler. Ve birgün mukaddem tabholunmuş nohut ve bakla ve boğrüce ve kuş üzümü ve razaki üzümü hazır ve müheyyâ iken helme-i mezkûreye mikdâr-i kifâye asel-i musaffâ veyâhud şeker ilâve olundukdan sonra zikrolunan şeyleri dahî koyub ve cüz'î dahî kaynatub indireler. Ba'dehû soğumağa karîb oldukda kâselere ve tabaklara kondukdan sonra mukaşşer badem ve fındık ve fıstık ve cevizden dilhâh üzere üzerlerine koyub ekl buyuralar. Eğer saray aşûresi murâd olunur ise yalnız helme içine şeker ve kuş üzümü koyub ve indirmeğe karîb tenceresine kifâyet edecek mikdar misk, bir kaç fincan gül âbı koyalar. Yine içine şamfıstığı koyalar ve bir yol karıştırub indireler. Minvâl-i meşrûh üzere tabaklara konub fakat üzerine şam fıstığı koyalar. Saray aşûresi olub hemen ekl buyuralar, ihmâl etmeyeler.

Aşure ayınız hayırlara vesile olsun...

Yorumlar (0)
Henüz bir yorum yok. Düşüncelerini paylaşmak için yorum bırak.
Yorum Bırak