Eğitimli, gelir durumu B ve üzeri ses gruplarında her dönem bazı konular trend olur ve ilerleyen yıllarda etkisini yitirir. Geçtiğimiz yıl kahve en çok konuştuklarımızdandı. Daha eskiye gidersek Hindistan’dan gelen gurular, sosyal yaşamın temel konularıydı. Yıldızlı otellerde büyük topluluklarla buluşan gurular, yaşamın sırrını yüksek sesle katılımcılarla paylaşıyordu. Cemiyetin, siyasetin, sanatın ünlüsü, ünlü olmak isteyeni çıt çıkarmadan oturuyordu saatlerce salonlarda. Sonra yüksek sesten mi bilinmez insanoğlu sıkıldı, şimdilerde fısıldamak trend oldu.

 

Bazen Ali Ağaoğlu fısıldıyor paraya, bazen de post modern ekmek ustası Mine Ataman ekmeğe fısıldıyor. Değişen beklenti ve heveslerle beraber bireyler yeni motivasyon alanları belirleyip buralardan hayata tutunuyorlar.

 

Spritüel yaşam, sağlıklı beslenme, gastronomi, turizm, modern dervişler (Ferrarisini Satan Bilgeler), geçmişe duyulan felsefik özlem (Mevlana, Yunus) sadece ülkemizde değil dünyada da sığınılan limanlardan. Konu başlıkları belirlendikten sonra her alanda bir takım öncüler yeni kavramlar geliştirerek tüm bu alanlarını içini dolduruyor, paketleyip alıcısıyla buluşturuyor.

 

Gastronomi paketi altında; ekşi maya, artizan ekmek. Sağlıklı yaşam altında holistik yaşam, öze dönüş gibi yaratılan kavramlar ile tüketiciyle bağ kuruluyor. Hemen arkasından, o alanla ilgili sektör hemencecik kendini gelişmelere adapta edip satılabilir ürünler geliştiriyor. Bu bazen bir yenilebilir, giyilebilir bir ürün bazen de hizmet oluyor. Sağlıklı yaşam denilince bu hizmeti veren doktorlar da bu alanı konu eden şairler de  romanlar da yok satmaya başlıyor, Metin Hara’lar ‘’İnsana Güven’’ veriyor bulundukları her yerde.

 

Gastronomi başlığı altında; gastronomi turizmi, tematik restoranlar, şef restoranları, şeflerin günlükleri, dünlükleri gibi paketler ticarete konu edilirken bir takım öncü organizasyon firmaları da sektörü örgütlüyor. Gastronomi mi dedin; yemek fotoğrafçılığı, antropolog, hammadde satın almacıları, yemek stilistleri, somaliyeler o fuar senin bu fuar benim deyip festivalden festivale dolaşıyorlar. Kongrelerin, etkinliklerin en güzel yerlerinde yer buluyorlar.

 

Hadi onları anladık amatör hevesler ve ruh girişimcileri ya büyük abilere ne demeli yurdun en mühim iş adamları ve grupları gastronomiye tez elden yatırım yapıp sektöre hızlı bir giriş yapıyor anında franchise dosyasını hazırlayıp lansmanı yapıyorlar.

 

Gazeteler olmazsa olmazdı. Yeme içme seversen, halk bilimi, sanat tarihi, arkeoloji okumuşsan hemen eline kalemi al ve yazmaya başla. Hiçbir şey bulamazsan köyüne git  acil gastronomi turizmi destinasyonu yarat ve hikayeni paylaş.


Glütensiz ürün pazarı mı hemen uygun tıp doktorları bulunur branşı ne olduğu önemli değildir. Ahkam kesmeleri, buğdayı yerden yere vurmaları herhangi bir cahile oranla çok daha hızlı gerçekleşir. Şöyle ki uzmanlık kisvesi altında ne dese doğrudur algısı da başka alanlarda kol gezmektedir. Bu konu ciddi ciddi konu konuşacaksan. Buğdayı bilen  mühim adamlar var, Hamit Köksel gibi. Onun makalesini okumadan tek kelam etme, darda kalırsın sonra.

 

Azıcık akıl ve fikir sahibiysen meseleye felsefik bir bakış açısı kazandır ve “nimeti ganimete çevirme’’ ‘’haysiyetli gıda’’ gibi kavramları üzerinden meseleleri yaz çiz. Akıllıyım bi o kadar da yurt içi yurtdışı gezerim tozarım diyorsan ‘’ceviche’’ benim işim de. Ahkam kesme konusunda elini korkak alıştırma. Ben Küba görmüş insanım ceviche de ne, ben ‘’poke’’ severim diyorsan hemen altına döşe ne olduğunu anlat topladığın birkaç blogger’a. Küp şeklinde doğranır ve soya zencefil ile hazırlanmış ve buharda pişmiş pirinç üzerinde sunulan çiğ balık de yeterli.


Mutluluk çifliklerde diyorsan; çifçi marketleri, gezen tozak tavukların lezzetli etlerinden, kuzuların melemesine karışan ineklerin güzelliğinden  bahset. Varsa gücün kasabı da manavı da ekle küçük de bir bostan yap Bask bölgesini aratmayacak bir mutfağın kapılarını dünya gastronomisine arala Anadolu’da. Olmadı köyüne dön koyun kuzu koyun koyuna bir mutfak yarat.

 

Küçükken anneanne masallarında geçen tüm hikayelerini gastronomiye ya da kişisel gelişime yor, kitap çıkaramıyorsan bile yazılarını aç bir blog orada istifle şimdilik. Gün olur devran döner okundukça okunur. Masal kalmadıysa geçmişten, belki köyün değirmeni hala yerindedir git restore et yanına 2 masa 3 sandalye at, unu paketle, ekmeği dilimle gelene geçene kendi masalını anlat. Kimbilir günlerin ne getireceğini. Baharat olayı mühim bir konu. Banane ben istemem sakın deme. Henüz icat olmamış olabilir ama onun somaliyesini de sen icat et. Salataya, çaya, çorbaya çekinme bolca ekle. Zerdeçalın yükselişinden faydalan tamam da o da geçecek yenisini düşün yerine ne gelecek olabilir.

 

Ev için de ev olur mu deme evin büyükse ondan restoran yap, yoksa tanıdık bir araba showroomu olan varsa onun içine restoran aç bak görürsün araba satışı da sandviç satışı da artacak.

 

Global yerel meselesi pek bi havalı. Eskiden global olmakdı modası, şimdi  işler değişti. Newyork’da akşam yemeği yiyip sabahına  Anadolu’nun ücra bir köyünde bazlama içi Koçulu gravyeriyle tostlu kahvaltı işin raconu.


Sokak lezzeti konusunu atlarsan yandın. Sokak sokak dolaşıyor gurmeler, amman ha dikkat. Her gün lüks nereye kadar. Biraz da halkın arasına karışmak lazım. Ne yer ne içer bu faniler bakmak lazım. Unutma ünlü Bask bölgesi mutfağı civar köylerin köylü denizci mutfağıdır aslında.


Kahve kokusu eğer ekşi mayaya karışmamışsa sıkıntı var hemen güncelle durumu. Dünyanın en iyi kahvesi de olsa artizan ekmekler olmayınca hep bir şey eksik kalıyor moduna sokar adamı.


Raw, yani çiğ beslenme mühim, detaylarını sen araştır çoook çoook önemli. Fermente mutfak dünya peşinde, Anadolu bu mutfağın cenneti. Turşular, tarhana ne ararsan fermente. Kültürü mayalayan kadınlar yeryüzüne Anadolu’dan sağlık lezzet taşıdı yıllar yılı. Koş bir tanesini bul anlattıkça açılsın kimbilir çeyiz sandığından ne tarifler ne masallar çıkar.


Velhasıl yazdıkça açılır konular çizdikçe resmeder insanlık. Şimdilerde mühim olan hikaye en afillisinden tez elden hikayeni konuştur. Yoksa da dertlenme hemencecik yarat. Hiç mi ekmeksiz kalmadın hiç mi acılanmadın dertten. Başlat bir yerlerden öykünü göç yolda düzülür derler  Anadolu’da,  ilham sonradan gelir. Sen de bir gün İlham verenler arasına katılırsın. Yok olmadı diyorsan onun da çözümü var uğraştım Bağdat’a gidemesem de yolda yediğini içtiğini heba etme, anlat kaybedenler kulübünde.

 

Mine ATAMAN

 

Yorumlar (1)
Nilay Özden Yücel
Posted 1.1.2018 20:51:45 Cevapla

Çok güzel bir yazı olmuş Mine hanım. Ellerinize sağlık.

Yorum Bırak